Ana Sayfa Yazılar

Prof. Dr. Erkılınç'ın
Yazıları

Jinekolojik onkoloji, kadın sağlığı ve klinik deneyimlerden notlar.

9 sonuç bulundu — Genel kategorisi

Filtreyi Temizle
Genel
~3 dk okuma

Rahim Ağzı Kanserinden Korunmada Düzenli Taramanın Önemi

Rahim ağzı kanseri (serviks kanseri), günümüzde düzenli tarama programları sayesinde büyük ölçüde erken dönemde tespit edilebilen ve uygun şekilde yönetilebilen kanser türlerinden biridir. Hastalık çoğu zaman aniden ortaya çıkmaz; yıllar içerisinde gelişen hücresel değişikliklerin ilerlemesiyle oluşur. Bu nedenle henüz herhangi bir belirti ortaya çıkmadan yapılan HPV testi, Pap smear (smear testi) ve gerektiğinde kolposkopi gibi değerlendirmeler, rahim ağzındaki değişikliklerin erken dönemde fark edilmesine yardımcı olabilir. Erken tanı, yalnızca kanserin erken evrede saptanmasını değil, kanser öncüsü hücresel değişikliklerin belirlenerek uygun takip veya tedavi planının yapılmasını da sağlar. Bu nedenle düzenli tarama programlarına katılmak, rahim ağzı sağlığının korunmasında en önemli adımlardan biridir.

Devamını Oku
Genel
~3 dk okuma

Kolposkopi Sonrası LEEP veya Konizasyon Ne Zaman Gerekebilir?

Kolposkopi, rahim ağzının (serviks) özel bir büyütme sistemi ile ayrıntılı olarak incelendiği tanısal bir işlemdir. Genellikle HPV testi pozitifliği, anormal Pap smear (smear testi) sonuçları veya jinekolojik muayenede şüpheli bir görünüm saptanması durumunda uygulanır. İşlem sırasında gerekli görülürse rahim ağzındaki şüpheli alanlardan biyopsi alınarak patolojik inceleme yapılır. Kolposkopi sonrasında birçok kişinin aklına gelen sorulardan biri de “LEEP veya konizasyon işlemi bana da yapılacak mı?” sorusudur. Ancak kolposkopi yapılan her hastada bu işlemlere ihtiyaç duyulmaz. LEEP veya konizasyon kararı; biyopsi sonucu, hücresel değişikliklerin derecesi, hastanın yaşı, çocuk sahibi olma planı ve klinik değerlendirme birlikte göz önünde bulundurularak verilir.

Devamını Oku
Genel
~3 dk okuma

Rahim Ağzında Şüpheli Görünüm Saptandığında İzlenecek Yol Nedir?

Jinekolojik muayene sırasında rahim ağzında normalden farklı bir görünüm saptanması, birçok kadında endişeye neden olabilir. Ancak rahim ağzında şüpheli bir görünüm görülmesi tek başına rahim ağzı kanseri olduğu anlamına gelmez. Bu görünüm; enfeksiyonlar, servikal ektropion (rahim ağzı erozyonu), polipler, iyi huylu değişiklikler veya HPV ile ilişkili hücresel değişiklikler gibi birçok farklı nedene bağlı olabilir. Bu nedenle muayene sırasında fark edilen her farklılık, ayrıntılı olarak değerlendirilmeli ve gerekirse ileri tetkiklerle neden belirlenmelidir. İzlenecek yol; muayene bulguları, HPV testi, Pap smear sonucu ve kişinin tıbbi öyküsü birlikte değerlendirilerek planlanır.

Devamını Oku
Genel
~3 dk okuma

Smear Testi ile HPV Testi Arasındaki Fark Nedir?

Rahim ağzı kanserinin erken tanısında kullanılan en önemli tarama yöntemleri arasında Pap smear (smear testi) ve HPV (İnsan Papilloma Virüsü) testi yer alır. Bu iki test sıklıkla birlikte anılsa da, aynı amaçla yapılan testler değildir. Her biri farklı bilgileri değerlendirir ve birbirini tamamlayıcı özellik taşır. Smear testi rahim ağzındaki hücrelerde meydana gelen değişiklikleri araştırırken, HPV testi bu değişikliklere neden olabilecek yüksek riskli HPV tiplerinin varlığını belirlemeye çalışır. Bu nedenle günümüzde birçok tarama programında her iki test birlikte veya belirli yaş gruplarında farklı algoritmalarla kullanılmaktadır.

Devamını Oku
Genel
~4 dk okuma

Servikal Ektropion (Rahim Ağzı Erozyonu) Nedir? Kolposkopi ile Nasıl Değerlendirilir?

Servikal ektropion, halk arasında yaygın olarak “rahim ağzı yarası” veya “rahim ağzı erozyonu” olarak adlandırılan bir durumdur. Ancak bu isimlendirme yanıltıcı olabilir. Çünkü servikal ektropion, çoğu zaman gerçek anlamda bir yara ya da doku kaybı değildir. Rahim ağzının iç kısmında bulunan salgı üreten hücrelerin (glandüler hücreler) dış yüzeye doğru yer değiştirmesi sonucu oluşan, genellikle iyi huylu ve fizyolojik bir durumdur. Birçok kadında herhangi bir belirtiye neden olmaz ve rutin jinekolojik muayene sırasında tesadüfen fark edilir. Bununla birlikte bazı kişilerde akıntı, lekelenme veya cinsel ilişki sonrası hafif kanama gibi şikâyetlere yol açabilir. Muayenede servikste kırmızı ve hassas bir görünüm oluşturabildiği için, bazı durumlarda altta yatan farklı hastalıkların dışlanması amacıyla kolposkopi ile ayrıntılı değerlendirme yapılabilir.

Devamını Oku
Genel
~3 dk okuma

Kolposkopi Sonrası Günlük Yaşama Ne Zaman Dönülebilir?

Kolposkopi, rahim ağzının (serviks) özel bir büyütme sistemi kullanılarak ayrıntılı şekilde incelendiği tanısal bir işlemdir. En sık; HPV testi pozitifliği, anormal Pap smear (smear testi) sonuçları veya jinekolojik muayenede şüpheli bir görünüm saptanması durumunda uygulanır. İşlem sırasında gerekli görülürse rahim ağzındaki şüpheli alanlardan biyopsi de alınabilir. Kolposkopi yaptıracak birçok kişinin aklındaki en önemli sorulardan biri, işlem sonrasında günlük yaşama ne zaman dönülebileceğidir. Bu süre, yalnızca kolposkopi yapılmasına mı yoksa işlem sırasında biyopsi alınıp alınmamasına mı bağlı olduğuna göre değişebilir. Çoğu kişi, doktorunun önerilerine uyarak kısa sürede normal günlük aktivitelerine dönebilmektedir.

Devamını Oku
Genel
~3 dk okuma

HPV Pozitif Olan Her Kadında Kanser Gelişir mi?

HPV (İnsan Papilloma Virüsü) testi pozitif çıkan birçok kadın, ilk anda “Kanser miyim?” veya “Rahim ağzı kanseri olacak mıyım?” gibi endişeler yaşayabilir. Oysa HPV pozitifliği tek başına rahim ağzı kanseri olduğu veya mutlaka kanser gelişeceği anlamına gelmez. HPV, dünya genelinde en yaygın görülen cinsel yolla bulaşan enfeksiyonlardan biridir ve cinsel olarak aktif bireylerin büyük bir kısmı yaşamlarının herhangi bir döneminde bu virüsle karşılaşabilir. Çoğu HPV enfeksiyonu, herhangi bir belirti vermeden bağışıklık sistemi tarafından kendiliğinden temizlenir. Ancak bazı yüksek riskli HPV tiplerinin uzun süre devam etmesi durumunda rahim ağzındaki hücrelerde değişiklikler gelişebilir. Bu nedenle HPV pozitifliği saptanan kişilerde düzenli takip ve gerekli durumlarda ileri değerlendirme önem taşır.

Devamını Oku
Genel
~2 dk okuma

Rahim Ağzı Kanseri Erken Dönemde Belirti Verir mi?

Rahim ağzı kanseri, dünyada kadınlarda görülen kanserler arasında önemli bir sağlık sorunudur. Ancak günümüzde HPV (İnsan Papilloma Virüsü) testi, Pap smear (smear testi) ve gerektiğinde uygulanan kolposkopi sayesinde rahim ağzındaki hücresel değişiklikler henüz kansere dönüşmeden önce tespit edilebilmektedir. En önemli noktalardan biri ise rahim ağzı kanserinin erken evrelerinde çoğu zaman hiçbir belirti vermeyebilmesidir. Bu nedenle yalnızca şikâyet oluşmasını beklemek yerine düzenli tarama programlarına katılmak, rahim ağzı sağlığının korunmasında büyük önem taşır.

Devamını Oku
Genel
~3 dk okuma

Kolposkopi Sonucu Normal Çıkarsa Takip Süreci Nasıl Olur?

Kolposkopi, rahim ağzının (serviks) özel bir büyütme sistemi kullanılarak ayrıntılı şekilde incelenmesini sağlayan önemli bir tanısal yöntemdir. Genellikle HPV pozitifliği, anormal Pap smear (smear testi) sonuçları veya jinekolojik muayene sırasında şüpheli bir görünüm saptanması durumunda uygulanır. Kolposkopi sonrasında rahim ağzında herhangi bir anormal alan görülmemesi ya da biyopsi sonucunda önemli bir hücresel değişiklik saptanmaması, çoğu zaman olumlu bir bulgu olarak değerlendirilir. Bununla birlikte, kolposkopinin normal çıkması takip sürecinin tamamen sona erdiği anlamına gelmez. Özellikle yüksek riskli HPV enfeksiyonu devam eden kişilerde, düzenli kontroller rahim ağzı sağlığının korunması açısından önem taşır.

Devamını Oku